Gayrimenkul hukuku, taşınmaz varlıkların edinilmesinden devrine kadar olan tüm süreçleri kapsayan, mülkiyet hakkının anayasal güvencesini pratik hayata taşıyan bir disiplindir. Türkiye’deki tapu sistemi ve kadastro yapısının karmaşıklığı, bu alanda uzmanlaşmış bir hukuki perspektifi zorunlu kılmaktadır.
Tapu İptal ve Tescil Davalarında Temel Dayanaklar
Tapu iptal ve tescil davaları, mülkiyet hakkının haksız bir şekilde ihlal edildiği durumlarda başvurulan en temel yoldur. Bu davalar genellikle muris muvazaası (miras kaçırma), vekalet görevinin kötüye kullanılması veya kadastro hataları gibi nedenlerle açılmaktadır. Tapu sicilinin tutulmasından devletin sorumlu olması esası, bu davaların teknik boyutunu daha da önemli kılar. Davacı tarafın, yolsuz tescili kanıtlaması ve mülkiyet hakkının iadesini talep etmesi sürecinde, mahkemelerin sunduğu delil hiyerarşisi davanın kaderini belirlemektedir.
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri ve Müteahhit Sorumluluğu
Kentsel dönüşümle birlikte hayatımızın merkezine oturan bu sözleşmeler, hem arsa sahibini hem de yükleniciyi ciddi yükümlülükler altına sokar. İnşaatın zamanında teslim edilmemesi, eksik veya ayıplı iş yapılması durumlarında arsa sahibinin sözleşmeden dönme veya tazminat talep etme hakkı saklıdır. Yüklenicinin temerrüde düşmesi halinde, yargıtay içtihatlarıyla şekillenen “nama ifaya izin” gibi özel hukuki mekanizmalar, inşaatın tamamlanmasını sağlamak adına kritik bir rol oynar.
Kira Hukuku ve Tahliye Süreçlerinde Yeni Düzenlemeler
Güncel ekonomik konjonktür, kira uyuşmazlıklarını mahkemelerin en yoğun başlığı haline getirmiştir. 10 yıllık uzama süresi sonunda tahliye, ihtiyaç nedeniyle tahliye ve kira tespit davaları, belirli prosedürlere ve sıkı sürelere tabidir. Özellikle kira artış oranlarındaki yasal sınırlamalar ve arabuluculuk şartı, tarafların stratejik hamleler yapmasını zorunlu kılmaktadır. Haklı nedenlerle tahliye ihtarının zamanında gönderilmemesi, bir sonraki kira dönemine kadar hak kaybına yol açabilmektedir.
